Translate

Satranç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Satranç etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2010 Pazar

Satrançta, daha iyi duruma geçebilmek için bir taşın feda edilmesi...

Gambit, Satranç oyununda daha iyi bir mevki kazanmak için bir oyuncunun bir veya birkaç taş feda etmesine denir. Burada tuzak da olabilir. Tuzak, teknik bir terim olarak; taraflardan birinin sakıncalı gibi görünen bir hamlesiyle rakibini görünürde kuvvetli sanılan bir hamle yapmaya yönelttikten sonra bir “kombinezon” veya mümkün olursa “Mat Ağı” düzenlemesine, denir. 

Santracın Tarihi;
Satrancın atası MS 600'de oynanan Çaturanga isimli oyundur.  Tarihçiler satrancın (daha doğrusu çaturanga' nın) din zulmünden kaçan budist rahipler yoluyla Çin' e götürüldüğünü düşünmektedirler. Çin satrancı 8. yüzyılın sonunda ortaya çıkmıştır ve onu Japon versiyonu Şogi takibetmiştir.   Öteki yöne dönüldüğünde satranç 625 yılları civarında Pers ülkesine ulaşmıştır (Bugünkü İran). Persler bu oyuna Çatrang ismini vermişlerdir. Araplar satranç hastalığına 25 yıl sonra yakalanmışlar ve Şatranç ismini vermişlerdir.  Emeviler İspanya' yı 700 yılında işgal ettiklerinde yanlarında satrancı da getirmişlerdir. Bizans İmpratorluğu ile de karşılaşma önemli bir dönüm noktasıdır.   

Yüzyıllarca satranç yavaş stratejik bir oyundu. 1400' lü yılların sonunda iki uzun menzilli taşın (Fil ve Vezir) icadıyla oyun hareketlendi. Oyun bu taşlarla beraber çok heyecanlı hale geldi ve bir süre sonra İspanya'dan tüm Avrupa'ya yayıldı.  Rok kuralı çok daha yavaş kabul edildi. Başta Şah istisnasız en fazla bir kare ilerleyebilirdi.  Ama Fil ve Vezirin oyuna dinamik bir şekilde katılımından sonra Şahın biraz yardıma ihtiyacı olduğu anlaşıldı. Orta çağlarda bir süre rok hareketi iki hamlede gerçekleştirildi. Ama 1600'lerin başında artık bir hamlede rok hareketi kural haline gelmişti. Şah ve Kalenin rok hareketiyle tam olarak nereye yerleştirileceği ancak 17.yüzyılda belirlendi ve İtalyanlar kendilerine özgü rok hareketine 1900' lere kadar sahip çıktılar.   
 
İlk resmi uluslararası satranç turnuvası 1851' de İngiltere Londra'da düzenlendi. Bu turnuvada İngiltere şampiyonu Howard Staunton herkes için geçerli olması gereken Satranç Kuralları' nın (rok geçerken alma berabere kuralları dokunulan taşı oynama kuralı vb.) onaylanma gerekliliğini tartışmaya açtı. Ne var ki bu hayalin gerçekleşmesi ancak bugün FIDE (Federation Internationale des Echecs) ismi altında bilinen uluslararası bir satranç federasyonunun kurulmasıyla mümkün oldu.

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Bir tür tavla oyunu...

Küşat,  
Kız Tavlası,
Hepyek (Gülbahar),
Hapis,
Dav,
İzmir Tavlası da denilen ve daha çok Ege yöresinde oynanan bir tavla oyunu da Müstecir,
Yuhudi Tavlası,
Osmanlı,
Tokat,

Tavla terimi 1645 yılında bir İngiliz tarafından üretildi. Tavla terimi tahminen Sakson dilinden türetilmiştir ve araştrımacılar ‘geri oyun’ anlamında olduğunu ileri sürmektedirler.
Tavla, özel bir platform üzerinde 15 siyah, 15 beyaz taş ve zar atılarak oynanan iki kişilik oyun. 1400 yıl önce İran şahı Nevşiyan'ın veziri Büzur Mehir tarafından 10 günde icat edilmiştir. Tavlada karşılıklı altışar hane 12 ayı, 15 beyaz ve 15 siyah pul ayın 15 gece ve 15 gündüzünü , karşılıklı 12'şer hane de günün 24 saati temsil eder. Tavlada, 4500 civarında hamle ihtimali bulunduğundan oyunda ustalaşmak önemlidir. Ancak zarın şansı simgelemesinden dolayı şans faktörü de kendisini hissettirmektedir.
Bazı kaynaklarda "modern-zarların tutmayı engellemek için fincanla atılması" ve "geleneksel-federasyon standartlarına uygun" tavla gibi ayırımlar yapılıyorsa da ayırımın sebebi pentatlon ve modern pentatlondaki gibi oyunun kendisini ilgilendiren bir farklılık değildir. Türkiye' de tavlada usta oyuncular bir gelenek biçiminde zar kombinasyonlarının Farsça'dan Türkçe'ye geçen isimlerini kullanırlar.
1-1: Hep Yek Dü Yek;
2-2: Dü Bara;
2-1: İki bir (dü yek);
3-3: Dü Se;
3-2: Seba -i Dü;
3-1: Se Yek;
4-4: Dört Cihar ("Caar" gibi de okunur);
4-3: [Cihar] -ü Se;
4-2: Cihar -i Dü;
4-1: Cihar -ı Yek;
5-5: Dü Beş;
5-4: Beş Dört (penc-i caar);
5-3: Penc -ü Se;
5-2: Penc i Dü;
5-1: Penc -ü Yek;
6-6: Dü Şeş;
6-5: Şeş Beş;
6-4: Şeş Cehar;
6-3: Şeş -ü Se;
6-2: Şeş -i Dü;
6-1: Şeş -ü Yek;