Translate

donmuş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
donmuş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ekim 2014 Çarşamba

Derin soğukları inceleyen bilim dalı ...

Kriyoloji,
İng. cryology, 
Frn. cryologie.
Eski Yunanca buz anlamına gelen krýos,  sözcüğünden türetilmiştir.

Kriyoloji, kar, buz ve donmuşŸ toprak bilimidir.

Derin soğukları inceleyen bilim dalı.
Derin soğuk bilimi.
Buz bilimi.


Bu bilimle uğraşan bazı bilim adamları, örneğin Avusturya'da Kriyoloji uzmanı Philip Rhoades yönetiminde bir tim ölüleri gelecekte dirilmek üzere dondurup saklıyorlar. Bu iş için büyük bedeller ödeyerek  müşteri olan ölüler de var. 

Bu işlem için damarlardaki kan çekilip yerine koruyucu kimyasal bir sıvı, enjekte edilerek,  metal sandıklarda çok düşük sıcaklıkta, sıvı nitrojen  (-153 °C ) içerisinde ileride kullanılmak üzere saklanıyor. Ya tutarsa ...

5 Mart 2014 Çarşamba

Sibirya, Alaska ve Antarktika gibi bölgelerde kara yüzeyini kaplayan sürekli donmuş haldeki toprak ...

Permafrost,

Toprağın altındaki buz.
Kutuplarda, kuzey ve güneyde yüksek enlemlerde görülen buzu çözülmeyen, sürekli donmuş toprak.
Sibirya, Alaska ve Antarktika gibi bölgelerde kara yüzeyini kaplayan sürekli donmuş haldeki toprak. Kutba yakın bölgelerde görülen toprağın altındaki buz.
Arktik bölgelerdeki devamlı don altında kalan toprak altı tabaka.
Bu tür zeminlerde inşaat yapmak doğru değildir. Bu zeminlerde yapılacak herhangi bir yapı, ısının iletimi yoluyla zeminin çözünmesine neden olacaktır. Bu durum yapının güvenliğini etkiler. 

Permafrost tabakası içerisinde karbon barındırır. Permafrost içerisinde bulunan karbon atmosferde bulunan karbon miktarından iki kat daha fazladır. Bu nedenle permafrost, ısı dengesi için çok önem taşır. Kuzey yarım kürenin %20-25′lik bölümü permafrost tabakası ile kaplıdır. Küresel ısınma sonucu permafrost tabakasının erimesiyle karbon ortaya çıkacaktır. Bu karbonlar oksitlenerek karbondioksit haline gelir ki tehlike buradadır. Ayrıca başka bir özelliği ise permafrost üzerinde ağaç yetişebilir. Yetişen bu ağaç altındaki buzdan suyunu temin eder. Yaprakları güneş ışınlarını keser. Permafostun erimesini engeller. İçerisinde donmuş olarak genleri barındırır ki biyolojik çeşitlik için bu bir gerekliliktir.

17 Kasım 2009 Salı

Sürekli olarak donmuş topraklara verilen ad...

Tjale (tiyale),

Yılın büyük bir bölümünde donmuş olan toprağa Permafrost yada Tjale (tiyale) adı verilmektedir . Tundra toprakları olarak da tanınır. Bu iklimde en sıcak ayın ortalaması bile 10°C'yi geçmez.

Buzul çevresi bölgeler veya periglasyal bölgeler morfojenetik bölgelerden birini oluştururlar ve buzul sahalarıyla sürekli kar sahalarının çevrelerinde yer alırlar. Pleistosen de iklim değişmelerine bağlı olarak yayılış sahaları bir çok kez yer değiştirmiş olan bu bölgeler günümüzde ana çizgileriyle Kuzey Yarımküre'de iğne yapraklı ormanların kuzey sınırının ötesindeki tundra adı verilen soğu steplere karşılık gelirler. Bu sahaların dışında yüksek dağlık kütleler üzerinde ve ormanın üst sınırının yukarısında yer alan alpin bitkiler katı da buzul çevresi bölgeler içerisinde yer alır.

Buzul çevresindeki (periglasyal) sahalarda toprak donmuş olarak bulunur. Permafrost yada tjale adı verilen donmuş toprakların üst kısmı yaz mevsiminde çözülür. Çözülme sırasında bataklık haline gelen zemin pürüzlü bir topografya oluşturur. Böylece bu araziler çeşitli çukurluk ve tümseklerden oluşan bir görünüm kazanır.


Buzul çevresi sahalarda akarsuların etkisi çok sınırlıdır. Donma ve çözülme sonucunda meydana gelen fiziksel parçalanma çok etkilidir. Bu tür parçalanmaya konjelifraksiyon adı verilir. Konjelifraksiyon sonucunda zemini kaplayan kayaçlar parçalanır ufalır ve köşeli unsurlar oluşturarak akarsular ve rüzgarın etkisiyle taşınarak alçak sahalarda birikir. Konjelifraksiyon sonucunda meydana gelen bu düzleştirme işine kriyoplanasyon adı verilir. Ayrıca donmuş zemin üzerinde bulunan toprak tabakası donma ve çözülme olaylarının etkisiyle yamaç aşağı akmaya başlar. Bu olaya da soliflüksiyon adı verilir.
Periglasyal iklim koşullarının bulunduğu turbalık veya bataklıklarda pingolardan daha küçük, genellikle 40 - 50 cm yüksekliğinde toprak tepeciklere rastlanır. Kümeler halinde bulunan bu oluşuma tufur adı verilmektedir.