Translate

Doğal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Doğal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2016 Cumartesi

Samsun'un Çarşamba ilçesindeki doğal güzellikleriyle ünlü Şelale ..

Kabaceviz,
Kabaceviz Şelaleleri,
Samsun'un Çarşamba ilçesindeki Şelale, 

Bölgenin ünlü Kabaceviz Şelalelerinin Samsun iline uzaklığı 32 km. dir. Tekkeköy ilçe merkezine ise uzaklığı 22 km. dir.
Yaklaşık 60 metre yüksekiğinden  üç kademeli olarak akan şelaleler birleşiminden oluşur. Gezi, trekking, dağcılık, piknik ve fotoğrafçılık için çok uygundur. 

Bölgede tabiatı bozmamak için doğal güzelliklere yönelik herhangi bir fiziksel çalışma yapılmıyor.  Şelalelerin en iyi ziyaret zamanı Mayıs sonu - Ekim ayı başı olan süreçtir. 

11 Haziran 2016 Cumartesi

Kastamonu'nun Cide ilçesinde bir vadi...

Loç,
Loç vadisi.
Kastamonu, Cide ilçesinde bulunur. 
Loç vadisi doğal güzellikleri, orkideleri, birçok bitki türü ve şelaleleri ile bir yeryüzü cenneti olan vadi. Küre dağlarında bulunan vadi Karadeniz sahilinden 10 km içeridedir. Yörenin ve ülkemizin akciğeri konumundadır. Loç Vadisi, Rafting ve trekking gibi doğa sporuna uygun kanyonları ile ünlüdür. 

Kastamonu Şenpazar'dan Cide’ye giderken Cide'ye 23 km kala ana yoldan ayrılarak 8 km.lik bir yol ile Loç Vadisine gidilir. Hamitli Köyü,  Karakadı köyü, Çamdibi Köyü, Devrekani Çayı, Valla Kanyonu, Kayacık Gen Ormanı, Şeh Dağı, At Köprüsü, Dönen Göl, Sal Deresi bu bölgededir. Loç vadisinin kuzeybatısında Gökçeler köyü civarında doğal güzellikleriyle Evken şelalesi yer alır. 

18 Ekim 2015 Pazar

Yıllar önce fırtınalardan kaçan gemicilerin Sinop limanına sığındığı ve yerli halktan maniler eşliğinde para toplaması olarak bilinen geleneğe verilen ad...

Helesa,
Sellime Çıkma.
Hırçın Karadeniz’in dalgalarından umudu, kurtuluşu simgeler.
Sinop’ta her yıl geleneksel olarak düzenlenen şenlik. Sinop tersane mevkisinde düzenlenir. Helesa yürüyüşü çeşitli maniler söylenerek bu gelenek için hazırlanmış özel bir gemi maketi ile Sinop sokaklarında dolaşarak bahşiş-yardım parası toplanır.

Hikayeye göre; fırtınalı bir kış gününde, yelkenli bir gemi fırtınaya yakalanmış ve Sinop limanına sığınmış. Haftalarca burada mahsur kalan gemide bulunan tayfaların zamanla kumanyası tükenmiş ve açlık baş göstermeye başlamış. Tayfalar dilenmek istemedikleri için de kimseden bir şey isteyememişler.Bir gün kaptanın aklına yiyecek bulmak için bir fikir gelmiş. Tayfalarına hemen bir filikayı süslemelerini söylemiş. Kaptan ve tayfalar süslenen bu filikayla ve gece olması sebebiyle ellerinde çok sayıda fenerle Sinop’ a inmişler ve kent içerisinde çeşitli maniler söyleyerek dolaşıp halktan yiyecek istemişler. Bun gören halk da gemicilere çeşitli yiyecekler vermiş ve böylece gemiciler açlıktan kurtulmuşlar.

Helesa,

Sinop Karadeniz’in tek Doğal Limanı ile çok eski bir denizci kentidir.  Fırtınalı havalarda limana sığınan deniz araçları su üstü bir kent bir koloni oluşturur. Karadeniz’in tek doğal limanı olma özelliğine sahip olan Sinop’ta uzun yıllar önce fırtınalardan kaçan gemicilerin Sinop limanına sığındığı ve burada uzun zaman kalmaları sebebi ile yerli halktan maniler eşliğinde para toplaması olarak bilinen gelenek. 

19 Kasım 2014 Çarşamba

Kültür ...

Hars,
Hars (Arapça, حرث ), kültür.

Ekin.
Kültür,
Fr. culture,   
İng. culture.
İrfan.
Bilme.
Ferheng.
Maarif. 


Tarihsel, toplumsal gelişme sürecinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerleri ve bunları yaratan, sonraki nesillere ileten, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğini gösteren araçların bütününe kültür denir. Kısaca toplum ve halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünüdür. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi kültürdür.

17 Eylül 2014 Çarşamba

Reçine ...

Akma,
Akındırık, (Halk dilinde).
Çamsakızı,
Ağaç sakızı.
Reçine, (Rumca).
Reçine (İng. resin).

Günümüzde, Dünyanın her yerinde ağaçlar kendilerini korumak için reçine salgılamaya devam ediyorlar. Reçinenin yeraltında sertleşerek kehribara dönüşmesi milyonlarca yıl alır ve genelde eski kehribarlar daha serttir.  Aselbent, Hekimlikte ve koku yapımında kullanılan aselbent ağacından gövdesi çizilerek elde edilen bir tür reçinedir. 
Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı veya yarı akışkan organik salgı maddesi.
Çam, elma, erik gibi bazı odunlu bitkilerin salgıladıkları katı ya da yarı akışkan, yarı saydam, suda çözülmeyen salgı maddeleri.
 
Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay madde.
Bitkilerin doğal yaşamları sırasında üretip gövdelerindeki kovuklarda biriktirdikleri ya da yapay olarak üretilen polimerler. Sentetik ürünler bulununcaya kadar, copal yüzyıllarca vernik ve cilanın ana hammaddesi olarak kullanılmıştır. Kauri adlı fosil reçinesi vernik yapımında kullanılmaktadır. Hala da bu alanda yoğun olarak değerlendirilmektedir.
 

14 Ağustos 2014 Perşembe

Resim yapımında kullanılan bir boya ...

Luna,
Resim yapımında kullanılan bir boya.
Akrilik, Resim yapımında kullanılan sentetik bir boya.


Lavi, Tek rengin tonlarıyla yapılan resim.
Leke, Boyanın bıraktığı iz.
Lokal, Bir cismin doğal rengi.
Füzen,  Resim yapmakta kullanılan kömür kalem.
Lekecilik de denilen soyut resim akımına Taşizm denir.
Çıplak vücut resmi, Nü.


Yağlı boya resim yapmak için gerekli malzemeler;
Yağlı boya çantası, Palet (boyalar, limon ya da ceviz ağacından yapılmış, bir kenarında baş parmağın geçeceği büyüklükte bir delik bulunan palet denen düz bir levha üzerine dizilir), Spatula, Resim Sehpaları (Kır ve Atölye sehpaları omak üzere iki çeşittir), Boyalar, Fırçalar, Yağlar, (Boyaları inceltmeğe yarayan bezir yağı, haşhaş yağı, ceviz yağı ve boyaları çürütmeğe yarayan neft yağı, terebentin, gaz, benzin, tiner), Vernik, Gode, Tuval (Yağlı boya resmi yapmak için kullanılan bez, mukavva, kontrplak, duralit ya da sunta yüzey).

31 Temmuz 2014 Perşembe

Bolu ilinde turistik bir göl ...

Abant,
Abant gölü,
Bolu'nun 34 km. güney batısında, Mudurnu’ nun 18 km.  kuzeydoğusunda bir Tabiat Parkı içindedir. Göl alanı 125 ha. olup, 1328 m. yükseklikte heyelan set gölüdür.  Abant Dağları üzerinde oluşan abant doğal gölü, birkaç küçük akarsu ve kaynak suları ile özellikle de kar ve yağmur suları ile beslenir. Köknar ve çınar ağaçlarından oluşan parktaki bu gölün en derin yeri 18 m. dir.  

Tabiat parkı içindeki gölün çevresinde su samurları, kızıl geyikler ile yabani hayvanlar ve Abant Alabalığı (Salmo Trutta Abanticus) olarak bilinen alabalık türü bu yöreye özgü hayvanlardır. Bu tabiat  parkında doğal mantarlar bölgede özellik arzederler.









Fotoğraf: Murat Öztürk
 

31 Ekim 2013 Perşembe

Hatay ilindeki Asi ırmağının ilk çağdaki adı ...

Oronte,
Orontes,
Asi Nehri (Orontes),
Asi Irmağı (العاصي),

Hatay ilindeki Asi ırmağının ilk çağdaki adıdır.  
Adını ters aktığı, aykırı olan, isyan eden anlamında Asi olarak almıştır.
Hatay'ın en önemli akarsuyu büyük bir bölümü Suriye'de olan, 386 km. uzunluğunda olan Asi Irmağı, Lübnan Bekaa Vadisinin doğu kısmından doğar ve Hatay Samandağı yakınından Akdeniz'e dökülür. Asi nehri, Akdeniz ile Antakya arasında bulunan doğal su yolu olup ortalama su debisi 30 m³/sn dir.   


 

Asi Nehri Hatay ilinde Karaçay, Afrin Çayı ve Balıklı Gölü Kanalının birleşmesi ile oluşur.  Asi ırmağını Hüseyinli, Kavaslı ve Defne dereleri beslemektedir. Tarihte Orontes olarak bilinen Asi Nehrinin ters aktığı bilinir. Rivayete göre asi nehrinin ters akmasının nedeni Hz. Musa'nın Kızıl Deniz'i asası ile ikiye bölmesidir. Asi nehride bu zamandan beri böyle akmaktadır.


17 Ekim 2013 Perşembe

Jeolojide gezegen kabuğunu oluşturan doğal mineral kütlesi ...

Kayaç,( İng. roch, Fr. roche, Alm. rock).
Külte,
Sahre, (Sahr).
Gestein.


Jeolojide gezegen kabuğunu oluşturan doğal mineral kütlesi.
Çeşitli mineraller ve organik maddelerden meydana gelen kütleler, külte.
Yer kabuğunu oluşturan mineral kütle.
Jeolojinin temel dalı olan Petrografi, kayaçlarla ilgili  bilim dalıdır.

Kayaçlar, oluşumuna, mineral yapılarına, içeriğindeki kimyasal bileşenlerine ve dokularına göre sınıflandırılır.  Doğada büyük yer tutan ve kabuğunun temel yapı birikimleri olan kayaçlar oluşumlarında rol oynayan süreçlere bağlı olarak üç sınıfa ayrılır.

Magmatik(Kor) kayaçlar,
Ateş kürenin yapısında bulunan erimiş haldeki magmanın yeryüzünde yada yer kabuğunun derinliklerinde soğuyarak katılaşmasıyla oluşan kayaçlara Magmatik kayaçlar denir. 
Örnek; demir, granit ve kuvars , feldispat , mika , amfibol , olivin gibi minerallerden oluşan siyenit.

Tortul kayaçlar,
Yer yüzündeki magmatik kayaçların sıcaklık değişiklikleri, yağmur, kar, donma, çözülme, rüzğar gibi dış etkenlerle küçük parçalara bölünür. Bu kayaçlara Tortul kayaçlar denir ve oluşumlarına göre mekanik, kimyasal, organik tortullar olmak üzere üç gruba ayrılırlar. Tortul kayaçlar içinde canlı kalıntıları olan fosiller bulunur.

Başkalaşım kayaçları,
Örnek; 
Mermer, Kalkerin başkalaşımı, Elmas, Kömürün başkalaşımı ile oluşur.

10 Ağustos 2013 Cumartesi

Bir yüzü uzun tüylü, kalın yünden dokunmuş yağmurluk ...

Yamçı,
Camçı, Camıçı.
Bir yüzü uzun tüylü, kalın yünden dokunarak yapılmış yağmurluk.
Yağmur ve soğuktan korunmak için kıldan, keçeden yapılmış üst giysisi.
Bir yüzü uzun tüylü, kalın yün dokumadan yağmurluk.
Keçeden yapılan yağmurluk.
Keçeden yapılan çoban kepeneği.

Başlıklı deri yağmurluk. 
Adana bölgesinde kısa kollu keçe paltoya verilen ad.
Kütahya yöresinde yağmurluk için denir. 

Yumuşak keçeden yapılan ve sahibini yağmurdan ve soğuktan koruyan bir tür pelerindir. Kafkas erkeklerinin kullandığı vazgeçilmez bir giysisidir. Doğal olarak hava şartlarına rüzgar, yağmur, kar ve toza karşı bir korugan olarak kullanılır.  Keçi kılından keçe gibi dövülerek yapılır. Genelde siyah renkli olur. Pelerin şeklinde tüm vücudu koruyacak şekilde uzun yapılır.

24 Ağustos 2010 Salı

Bir olay, özellikle de doğum nedeniyle düzenlenen gök haritası...

Horoskop (Horoscope).

Yıldız Haritası yani Horoskop Doğum günü, ay, yıl, saat ve doğum yerine göre çıkartılmış bir haritadır. Burcunuz ne olursa olsun kişisel yıldız haritanız sizi diğerlerinden ayırır. Yıldız falcılığına Atroloji (Fransızca astrologie) denir.

Uzayda Aries noktası, ilkbahar gündönümü ile sadece bir kez aynı noktada olmuş, daha sonra kavuşum noktasının gerilemesi nedeniyle ayrılmıştır. Artık Koç burcu Hamel noktası ile aynı doğruda değildir. Doğal Zodyak kuşağı ise 0(derece)den başlayarak Koç burcu' ndan itibaren öteki burçları kapsayarak Balık'ta sona erer. Bu bölünme ile oluşan doğal Zodyak asla değişmez. Tüm Zodyak kuşağının temsili olarak gösterildiği daireden oluşan grafiksel düzene Horoskop(Horoscope) denir. Horoskop'da tüm Zodyak kuşağı bulunur. 

Böylece, gökküre üzerinde tasarlanan üç boyutlu astroloji haritası düzlem üzerinde kolaylık sağlamak üzere bir daire ve bunun bölünmesinden Horoskop meydana getirmektedir. Dairenin bütün 360(derece)'lik Zodyak kuşağını temsilen 12 eşit parçaya bölünmüştür. Her parça Zodyak'daki bir burcu temsil etmektedir. Horoskop'da oluşturulan her dilim hayatımızın önemli bir yaşam kavramına aittir. Bu bölümleri ayıran çizgilere, ev çizgileri, her bir bölüme de "gökyüzü evleri" veya Astroloji' de bu dilimlere Ev (house) ismi verilir. Her bir ev, yaşam faaliyetlerinden belli bölümleri temsil eder. Evlerin sıralanışı, saatin tersi istikametindedir. 

Bu durumda her insan doğum tarihine kadar Zodyak üzerinde gösterilen belirli bir burca sahip olur.Gerçek yıldız falı, her gün binlerce gazeteleri dolduran, milyonlarca insanı etkileyen, genellemelere dayanan, giderek uydurulan tahminler değildir.Yıldız falının doğruluğunu değerlendirmek ancak kişinin özgün horoskopuna bakılarak yapılabilir.

Doğal gökyüzü haritasında, Koç burcunun başlangıcından geçen veya diğer anlatımla, 1. evin başlangıç çizgisi, Ufuk Çizgisi adını alır. Bu çizginin geçtiği burç ise, Yükselen Burç adını alır. 9 ve 10. evi ayıran çizgi, Baş Ucu noktası' dır. İşte değişen şekli ile, doğduğumuz tarih, yer ve saat itibariyle, o anda tesbit edilen şekil de kişiye ait özel yıldız haritasıdır (horoskop) veya kişinin beyin programının resmidir diyebiliriz. veya kaderi...! 





23 Ağustos 2010 Pazartesi

Bir topluluğun ya da bir bireyin atası ya da koruyucusu olarak kabul edilen hayvan...

Totem,(Fransızca).
Ongun. 

İlkel toplumlarda topluluğun ondan türediği sanılan ve kutsal sayılan hayvan, ağaç, rüzgâr vb. herhangi bir doğal nesne, ongun. Bireyin ya da bir grubun eski çağlarda boy göstermeye başladığı kendini koruduğuna inanılan; mistik, büyüsel duygularla bağlı bulunduğu hayvan, eşya, herhangi bir madde ve görülmeyene duyulan inanç.

"Yeryüzünde tanrılardan önce tabular vardı; korkulan, dokunulmayan, sakı­nılan, yıkılmaz sanılan tabular. Za­manla yeryüzü değişti, tanrılar tekleşti, ama tabular inatla direndiler zama­nın akışına ve tanrılaştılar zamanla" diyor, Sigmund Freud.

Totem, bazen korkulan bir hayvan, bazen fırtına gibi doğal bir güç olabiliyor ve kabilenin korunup kol­lanmasını üstleniyor. Aynı toteme tapan kabi­le üyeleri kandaş sayılıyor ve taptıkları toteme karşı korkuyla karışık bir saygı besliyorlar. Tote­me itaat ödüllendirilirken, tabuya isyan en sert şekilde cezalandırılıyor. Klanlarda bir hayvan, bir bitki veya bir cisim klan’ ın atası durumunda olup, kutsal sayılır ve adına “totem” denir. Bütün klan mensupları o totemden türedikleri kanaatindedirler. 

Totemlerin taştan veya tahta parçalarından yapılır ki , buna “şuringa” adı verilir. Kurt, tavşan vb. herhangi bir bitki ve mesela bir taş parçası, yağmur, deniz vb. totem olabilir. Onu ata sayanlar kendilerini birbirleri ile akraba bilirler, toteme ait klan’ ın adını taşırlar. O toteme ait törenlere katılırlar, bir klan’ ın üyeleri arasında evlenme yasaktır. Çünkü birbirlerini kardeş kabul ederler. Halbuki diğer totemler, kendilerince kutsal olmadığı için başka klan mensupları ile evlenmek mümkündür. Bir görüşe göre “exogamie”( dışardan evlenme) nin sebebi budur. Eski Türk örf ve gelenekleri arasında kısaca açıkladığımız özelliklerine uygun görünen bazı inanış ve davranışlar dikkati çekmektedir. Türk ailesinde dışardan evlenme esastır. Türkler kurdu ata saymışlardır. Bu nokta Göktürk' lerin menşei bahsinde Çin kaynaklarında kesinlikle belirtilmiştir. Ayrıca geçen yüzyılın ikinci yarısında Asya Türk zümrelerinden Altaylılar ve Yakutlarda tespit edilen, baba ve anayı temsil eden mahiyetteki semboller (put, idol) totemcilikteki şuringa’ ları hatırlatır. Eski Türklerin bu klan dini ile ilgileri olabileceği bazı Araştırmacılar tarafından belirtilmektedir.

Bir yamacın güneş, rüzgâr, yağış getiren hava kütleleri gibi dış etkenlere göre yönü ...

Bakı,

Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumudur.
Denetleme.
Halk dilinde Fal.

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Bağırsaklarda veya vücudumuzun herhangi bir bölümünde bulunan sindirilmeyen besin bileşenlerine verilen ad...

Prebiyotik, (Prebiotic),

Bağırsak florasında veya vücudumuzun herhangi bir bölümünde bulunan yararlı mikroorganizmaların beslenme, çoğalma ve aktivitelerini arttıran, insan sağlığını düzenleyen sindirilmeyen besin bileşenlerine prebiyotik olarak tanımlayabiliriz. Besinlerle alınan ve intestinal kanalda yaşayan patojenik olmayan yararlı bakteriler olarak adlandırılan ‘probiyotikler’ sağlığı korumada önemli rol oynarlar. ‘Prebiyotikler’ ise, kalın bağırsakta probiyotiklerin çoğalma ve büyümesinde etkili olan, bitkilerin sindirilmeyen bileşiminden oluşan oligosakkaritlerdir. Kalın bağırsakta 500’den fazla bakteri çeşidi vardır ve bu bakteriler vücudumuzda gerçekleşen pek çok biyolojik fonksiyondan sorumludur. 

Bağırsak florasında veya vücudumuzun herhangi bir bölümünde bulunan yararlı mikroorganizmaların beslenmesi için prebiyotikler gereklidir. Bağırsak flora dengesini sağlayabilmek için probiyotik ve prebiyotik alarak bağırsaklarda bulunan yararlı bakterilerin çoğalmalarını sağlayabiliriz. Birçok potansiyel prebiyotikler karbonhidratlardır. Antibiyotiklerin yan etkilerinin artması ve mikroorganizmaların giderek antibiyotiklere karşı daha dirençli hale gelmesi prebiyotik ve probiyotikler üzerindeki çalışmaları arttırmıştır. Bilindiği gibi besinler; sağladıkları besin öğelerinin yanı sıra sağlığımızı olumlu ya da olumsuz etkilemekte ve bazı hastalıklara yakalanma riskini arttırmakta ya da azaltmaktadır. Bazı besinlerin ise besleyici özelliklerine ek olarak sağlığı olumlu yönde etkileyici özellikleri vardır ve bu besinler ‘fonksiyonel besinler’ olarak adlandırılır. Çok sık fast food tüketimiyle beraber doymuş yağ ve kolesterol alımının artması, sebze ve meyve tüketiminin azalması, basit şeker ve sodyum tüketiminin artması sağlığı olumsuz yönde etkilemekte ve kanser ve kalp hastalıklarına yakalanma riskini arttırmaktadır. Fonksiyonel besin olarak probiyotik tüketiminin sağlığı korumadaki etkileri birçok bilimsel çalışma ile gösterilmiştir. 

Etkinliği kabul edilmiş bazı prebiyotikler; 
Anne sütünde bulunan galaktooligosakkaritler, soya oligosakkaritleri, inülin ve fruktooligosakkaritlerdir. Fruktooligosakkaritler doğal olarak soğan, sarımsak, buğday, çavdar, pırasa, enginar ve muz gibi besinlerde bulunur.

Ayrıca probiyotiklerin kanserden korunma ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri de bilinmektedir. Laktik asit bakterileri ve onların çoğalmasını sağlayan prebiyotikler genlere toksik etki yapan karsinojenleri etkisizleştirerek bağırsak dokusunda DNA hasarını önlemektedir. Fakat desteklenmesi adına daha çok çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bağırsaklarda yararlı bakterilerin çoğalması zararlıların yerleşmesini önlemektedir. Probiyotiklerin bağırsaklarda çoğalmasıyla Ig A ve Ig M antikorlarını sentezleyen hücrelerin arttığı da bilinmektedir. Probiyotik bakteri bağışıklık yanıtını arttırmakta ve kişinin patojen mikroorganizmalara karşı direncini arttırmaktadır.

Bu günlerde marketlerde prebiyotikli ürünler satılıyor ancak içindeki mikroorganizmalar mide özsuyu ile buluşunca tüm etkilerini kaybediyorlar. Probiotic, tükettiğiniz yiyecek türleri ve sürdürdüğümüz yaşam tarzı yüzünden istemeden de olsa, doğal olarak vücudumuzda bulunan iyi bakterilerin oluşumunun azalması nedeniyle meydana gelen dengesizliğin üstesinden gelmek üzere tasarlanmıştır. 

24 Temmuz 2010 Cumartesi

Kurşunkalem ve kimi aygıt parçalarının yapımında kullanılan bir çeşit doğal karbon...

Grafit, (Fr. graphite, Alm. Graphit, İng. Graphite.)

Kurşun kalemi ve bazı araç parçalarının yapımında kullanılan, yumuşak, kolay toz durumuna gelebilen, gri siyah renkli, yapay olarak billurlaşabilen bir çeşit doğal karbon. Karbon elementinin hekzagonal kristal yapıya sahip allotropudur. Karbonun diğer allotropu olan elmasın tersine, yumuşak, yağlı, koyu gri ile siyah arası parlak bir rengi ve pul pul bir görünüşü vardır.  Sertliği, 1, yoğunluğu, 2,26 g/cm3 olan, yumuşak, yağlı, kâğıtta iz bırakan, siyah renkli bir katı maddedir.

Grafitin X ışını ile analizleri, içindeki karbon atomlarının paralel düzlemler içinde hekzagonal biçimde dizildiklerini göstermiştir. Grafitte karbon atomlarının meydana getirdikleri düzlem içerisinde bağlar kuvvetlidir. Düzlemler arasında ise bağlar zayıftır. Bunun sonucu olarak kaygan ve pul pul bir davranışı görülür. Grafit tabakaları içinde C-C bağ uzunluğu, 0,134 nm (0,134x109m) kadardır. Bu da antrasendekinin aynı olmaktadır.Grafit yapısında, aromatik hidrokarbonlarda olduğu gibi, iki tip elektron vardır. G (sigma) elektronları ikişer ikişer lokalize (sp2) çift bağlar meydana getirirler. (pi) elektronları ise C6 halkalarından meydana gelen düzlemler arasında serbestçe hareket ederler. Bunun bir sonucu olarak grafit elektriği iletir.
Düzgün grafit kristalleri birbirleri üzerinde kolayca kayabildikleri için, tek başına veya bir sıvı içinde süspansiyon halinde çok uygun bir lübrikant (yağlayıcı) olarak kullanılır. Gres veya yağın tersine saf grafit yapışkan değildir. Bu sebeple toz, kum ve kir tutmaz. Korozyona yol açmaz. Bisikletler ve kilitler için ideal yağlayıcıdır.

Grafit katmanları sürüldükleri yüzeyden silinebilirler. Bu münasebetle değişik oranlarda kil ile karıştırılarak çeşitli sertlikte “kurşun” kalem yapımında kullanılır.

Grafitin erime sıcaklığı 3527°C olduğundan, ateşe dayanıklı refrakter malzeme yapımında kullanılır. Aside dayanıklı olup, renk, siyahtan koyu griyedeğişir.Kırılganlığını azaltmak için içerisine kil ve diğer silikatler bağlayıcı olarak katılır. Çok yüksek sıcaklıklarda kullanılan potalar bu malzemeden yapılır. Elektriği iletmesinden ve yüksek sıcaklığa dayanıklılığından istifade edilerek elektrik fırınlarında elektrot olarak kullanılır.
 

Mikalı kumtaşı...

Psamit, (İng. Psammite,  Almanca Psammit).
Kumun doğal çimentolaşmasından doğan ve kuvars taneleri oranı yüksek olan tortul kayaçlara kumtaşı denir. Kumtaşı veya Gre terimi klastik tanelerden (1/16-2 mm.) meydana gelmiş bir sedimanter kayaç numunesinde sadece ana minerallerin %50' si silis olduğu zaman kullanılır. Materyalin cins ve miktarını gözetmeksizin %50' den fazla kum boyutunda tane içeren kırıntılı sedimanter kayaçlara ise arenit (Latince) veya psamit (Grekçe) denir. Bununla beraber arenit veya psamit terimi yerine kumtaşı deyimi kullanıla gelmiştir.

Psamit terimi bol mikalı kumtaşları için de kullanılımaktadır. Klastik Yunanca "clastos" kelimesinden gelmekte olup "kırılmış" manasına gelmektedir ve bu terim herhangi bir boyut ifade etmez.

Mikalı kumtaşı, mika pullarının yerleşme düzeni sayesinde psamit büyük bir yarılganlık özel­liği kazanır. (Psamit, çoğunlukla kil veya marn yataklarını kapsar.) 

Kumtaşları aşağıdaki gibi sınıflandırılır;
Feldspatlı-Mikalı kumtaşı (Grovak),
Killi-Mikalı silttaşı-kiltaşı (Çamurtaş-şeyl),
Fosil veya fosil kalıntıları çok ve yönlü ise kabuklu kumtaşı, Lümaşelli kumtaşı,
Mikalar yatak halindeyse mikalı kumtaşı ya da psamit,
Feldispatlı ya da arkozlu kumtaşı,
Kayaç artıkları içeriyorsa Litik kumtaşı ya da draje kumtaşı,
Glokonitli kumtaşı(yeşil), Glokonit,

15 Haziran 2010 Salı

Trakya ve Muğla yöresinde yetişen, büyük kırmızı çiçekleri bulunan bir tür yabani lale ...

Tolaman,  

Lale (Anemone pavonina) Kökleri etli pençeli ve 30 cm kadar yükselebilen gövdelerinin ucunda gösterişli renkli ve büyük kırmızı çiçekleri bulunur. Türkiye’deki asıl yayılışı Trakya’dır. Ancak Muğla’dan da toplanmıştır. 100 m’ye kadar olan çalılıklar arasında yetişir. Güney Avrupa ülkeleriyle doğu Ege adalarının bazılarında da yetişir. Muğla yöresinde çiçekli dalları doğadan toplanarak kesme çiçek olarak satılıyor.
Lale (Tulipa gesneriana)    
Tulipa (Liliaceae) türlerine verilen genel ad. (Tulipa,  Tulipan, Tulipe, Tolipa),  



Zambakgillerden, yaprakları uzun ve sivri, çiçekleri kadeh biçiminde, soğanlı, otsu, çok yıllık, kırmızı, sarı, beyaz ve türlü renkte çiçekli bir süs bitkisidir. Anavatanı Kazakistan' dır. Türkiye’nin çoğu yerine özellikle Nevşehir ve bölgesine doğal olarak yayılmıştır. Soğanlarının üzerinde zarımsı bir örtü bulunur. Etli ve yeşil 2-8 yaprağı vardır. Çiçekler, saplar ucunda çoğunlukla bir, bazen ikidir. Çiçek parçaları altılıdır. Lâle tomurcuğuna Bebecük veya Gügük denir. Kırmızı, sarı ve ara tonlarda renklere sahiptir.beyaz en çok tercih edilen rengidir.  16'ncı yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafindan Hollanda Kralı' na gönderilen laleler, ilk başta Hollandalılar'ı ve kısa zaman içerisinde tüm Avrupalılar'ı hayranlık içinde bırakmışlardır. Ayrıca Avrupa' da Tülbent Lalesi zaman içinde Tulip daha sonra Tulipa'ya dönüşmüştür. Böylece günümüze kadar dünya'nın en fazla lale üreten ülkesi Hollanda olmuştur. 


Türkiye'de 18 kadar yabanî lâle türü yetişmektedir.  
Bu türler ve yöresel isimleri;
Osmanlı lâlesi (Lala),  
Deli lâle (Tavas-Denizli),   
Gelin gülü, Kangala (Bandırma-Balıkesir),   
Kangılız (Aliköy-Mugla),   
Kuku (Malatya, Kemaliye-Erzincan),   
Tolaman (Bodrum-Muğla),   
Yorduma (Bodrum-Muğla).       

Acem lalesi,   
Amasya lâlesi, Avrupa'da süs bitkisi olarak yetiştirilir.   
Bodur lâle, Doğu Anadolu (Van) bölgesinde yetişir. 
Çelebi lâlesi, Sivri lâle. Süs bitkisi olarak yetiştirilir (izmir).   
Çoban lâlesi (Muğla), 

Dağ Lalesi, Anemon (Anemone coronaria), anemonlar cinsinden Akdeniz'e özgü çok yıllık otsu bir bitkidir. 20-30 cm (tarlalar gibi verimli yerlerde 50-60 cm) kadar boylanabilmektedir. Yapraklardan ayrılarak yukarı doğru uzayan sapın üstünde açan lale görünümlü gösterişli çiçekleri vardır. Çiçekler 3-8 cm çapında olup beyaz, kırmızı, mavi, mor, pembe ve bunların muhtelif tonlarında renklerde açarlar.
Geyik lâlesi (Susurluk-Balıkesir),  
Halep lâlesi (Karacadağ-Urfa).    
Kaba lâle. Süs bitkisi olarak yetiştirilir.  
Kağızman lâlesi, 
Kefe lâlesi,  Ağrı, Muş ve Van bölgelerinde yetişir.   
Kereya lâlesi, Bu ad "sarp kayalık" anlamında olan Kerey kelimesinden gelir. Bu tür Söğüt ve Taşlıca köyleri (Marmaris-Muğla) civarında kayalıklarda yetişmektedir.  
Manisa lalesi, Dağ Lalesi (Anemon),   
Mor lâle (Bürücek-Adana), Güney Anadolu (Toros dağlan) bölgesinde yetişir ve soğanları dış ülkelere satılır. 
Oltu lâlesi, 

Ters Lale (Şemdinli, Hakkari Lalesi),  En yoğun olarak Hakkari ve Şemdinli bölgesinde yetiştiği için halk arasında Şemdinli lalesi ve Hakkari lalesi olarak da tanınır.      

Trakya lalesi, Trakya bölgesinde yetişir.   
Türk lalesi, İstanbul' dan Avrupa'ya götürülen ve 1559 ilk baharında Augsburg (Almanya) da bir bahçede çiçek açan lâle türüne Conrad Gesner tarafından verilen ad. Avrupa'da lâle yetiştiriciliği bu tarihten sonra başlamıştır.  
Yavruağzı (Gürlek köyü, Murat dağı - Kütahya), 

23 Mart 2010 Salı

Edirne' nin Enez ilçesinde bir göl...

Paso,

Antik çağlarda adı Ainos olan, Edirne' nin bir ilçesi olan Enez' in  adı bir yunan prensinin (Eneyaz’ ın) isminden gelir. 
Coğrafi durumu şöyledir.;
Saroz Körfezi kuzeyinde uzanan Pelin Yaylası, yükselti olarak da Çandır (Çan Hıdır) dağı vardır. Doğuda Enez ve Yenice Ovası ve ilçenin tek nehri, Meriç’ tir. Ayrıca Platin, Gökgür, Ayana, İncirlidere adlı dereleri vardır. 

Gölleri;
Çeltik, Dalyan, Küçük Tuzla, Bücürmene (Bücüzmene) 
Gala, Üzmene, Harmanlık, Paso, Batak, Taşaltı.