Translate

külhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
külhan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Mayıs 2010 Pazar

Kadınlar hamamında hizmet eden ve müşterileri yıkayan kadın...

Natır,

Arkeolojik çalışmalarda farklı tarihlere uzanan hamam kalıntıları bulunmuş olsa da, günümüz hamamlarına çok benzer işlevler gören, içi ısıtılan, sıcak su akan binaların yaygın olarak ilk kez M.Ö. 5. yüzyılda Atina'da kullanıldığı kabul ediliyor. Bu daire planlı yapılar, dikdörtgen planlı yan odalarla destekleniyor ve sobayla ısıtılıyordu. M.Ö. 33'te Roma'da 170 genel hamamın olduğu belirtiliyor: "Romalılar hamama 'thermea' derlerdi. Bu ifade binlerce yıl içinde çok az değişerek Türkçe'ye de girmiştir. Bazı bölgelerde kaplıcalara hâlâ termal adı verilir.

Erkek ve kadın hamamının ayrı olmadığı "tek hamamlar" ya da "kuşluk hamamı"nda , gündüzler kadınlara ayrılır, erkekler sabah erken saatlerde ya da gece yıkanırmış. Kadınlar öylesine gümbürtülü, öylesine cümbüşlü eğlenirlermiş ki, hamamın temizlenmesi iki saate yakın sürdüğünden erkekler pek bir şikâyet edermiş. Yine evlilik çağına gelmiş genç kızlar, önce hamamda görücüye çıkarlarmış.
Yine yakın zamana kadar İstanbul'da rastladığımız ayı oynatıcıları, ayıları geriye yatırarak yaptırdıkları hareketi, "Hadi göster bakalım, hamamda kocakarılar nasıl bayılır?" komutuyla başlatırlardı. "Hamam anası", "hamam parası", "hamamın namusunu kurtarmak", "hamam gibi olmak", "han hamam sahibi" ve daha yüzlercesi...
Günlük yaşantımıza girmiş deyimler, hatta Avrupalı gözünde Osmanlı ya da Türk denildiğinde ilk akla gelen sözcük. Edebiyatta, sinemada, anılarda ayrı bir yere sahip, oryantalizmin gizemli dünyasındaki baş mekân. Dört yanı çevrilmiş işlemeli duvarları ve kubbeli yapısıyla sadece temizlenilen bir yer değil, toplumsal hayatın vazgeçilmez bir parçası, tellağı, natırı, külhanbeyi ile yaşayan ve kuşaklar boyu aktarılan bir kültürün simgesi...

Hamamına özgü terimler;
Külhan: Hamamların ısıtıldığı, kapalı ve geniş ocak 
Sıcak halvet: Külhanın üstü  
Soğuk halvet: Külhana uzak olan yer  
Natır: Müşteriyi yıkayıp keseleyen kadın çalışan  
Tellak: Müşterileri yıkayıp keseleyen erkek çalışan
Peştemal: Örtünmek için kullanılan ince dokuma  
Takunya: Hamam terliği

9 Mayıs 2010 Pazar

Yıkanılan yer ...

Yunak,
Hamam,
Çimecek.

Hamam (Arapça hammam), özel bir düzenle ısıtılan sıcak ve soğuk suyu bulunan, yıkanma amacıyla kullanılan yapı. Hamamda çalışan ve müşterileri yıkayan erkek kişilere Tellak, kadın kişilere Natır denilir. Hamamın ısıtna yerine Külhan denir. Herkesin ortak olarak yıkandığı yer Kurnabaşı' dır, ayrıca kapalı veyanlız başına yıkanılan odalara veya bölümlere veya hücrelere ise Halvet adı verilir. Bir de üzerine uzanıp ter atılan yere göbektaşı denir. Burada tellak tarafından kese ve yıkanma işleri de yapılır. Bazı hamamlarda havuz da vardır.

Fin hamamına Sauna denir.Kayıtlara göre ilk saunalar MS 5. ila 8. yy'da ortaya çıkmıştır. Erken dönem saunalar bir tepenin veya höyüğün içine kazılmıştır.Geleneksel Fin hamamında mayo, havlu veya peştemal pek giyilmez, çıplaklık bu toplumda tabu değildir. Aileler saunaya hep birlikte giderler. Saunada loş bir ışık vardır, konuşulmaz, sessizce ve rahatça oturulur. Sıcaklık genellikle 80°C ila 110°C'dir. Bazıları üzerinde yaprak bulunan huş ağacı dallarını birbirine bağlayarak 'vihta' yapar ve onunla ciltlerine hafifçe vurur. Vihta kan dolaşımını hızlandırır, huş ağacı kokusunun ferahlatıcı olduğu bilinir.

Vezüv yanardağının patlamasından sonra küller altında kalan Pompei şehrinde yapılan kazılar, Romalılar'ın kullandıkları hamamları ortaya çıkarmıştır. Bu hamamların yalnız temizlik için değil, zevk ve eğlence için de yapıldığı anlaşılmaktadır. Romalılarda sınıf farkı olduğu için, hamamlarda kölelerle asillerin giriş kapıları ve yıkandıkları yerler ayrılmıştı. Roma hamamlarında ayrıca buhar banyosu yeri, soğuk ve sıcak su havuzları da vardı.