Translate

madde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
madde etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2014 Cuma

Şekerden yedi bin kat daha tatlandırıcı olan, beyaz kristal görünümlü bir madde...

Neotame,
Neotam,
Şekerden yedi bin kat daha tatlandırıcı olan, beyaz kristal görünümlü bir madde.
ABD’nde Food and Drug Administiration (FDA) tarafından kullanılması uygun görülen 5 çeşit yapay tatlandırıcı vardır. Bunlar Acesulfame, Saccharin, Aspartame, Sucralose ve Neotame' dir. Ülkemizde Sakkarin, Siklamat, Aspartam kullanımdadır.


Şeker hastalarının tatlandırma ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla üretilen bu tür ürünler günümüzde başka amaçlarla da kullanılmaya başlanmıştır. Fazla kiloların kontrolu, düzgün fizik, vucut şeklini korumak ve şekerin diş sağlığına negatif etkilerini azaltmak ve korumak isteyenler tarafından kullanılmaktadır. 

ABD’de NutraSweet firmasınca geliştirilen tatlandırıcı aspartamın türevlerindendir. Şekerden 8000 kat, aspartamdan da 30 ila 60 kat daha tatlıdır. Bu tatlandırıcının tadının şekere benzediği ve kalori içermediği, sıfır kalori özelliği ile  ABD ve Avrupada kullanıma sunulmuştur. Tadı, yüksek sıcaklık ve pH koşullarına dayanıklı olması sayesinde yoğurt ve fırıncılık ürünlerinde kullanımına çok müsait olduğundan tercih edilmektedir. E-E961 kodu ile bilinir.

30 Ocak 2014 Perşembe

Maddenin temel yapı taşı ...

Kuvark,  (İng. quark).
Kovark, 
Kuark,
Maddenin temel yapı taşıdır. 
Maddenin temel bileşenlerindendir.
Proton ve nötronların temel yapı taşı olan farklı spinli elemanter parçacıklardır.
Maddenin bu temel yapı taşları birleşerek hadronları oluşturur. Bunlar atomun çekirdeğini oluşturan proton ve nötron olarak bilinir. 

 
Eskiden atomları oluşturan en küçük parçacıkların protonlar ve nötronlar olarak biliyorduk. Şimdi yeni zamanda, atomun içindeki bu parçacıkları oluşturan onlardan çok daha küçük parçacıklardan oluşan yapı taşlarının olduğu biliniyor. Bunların boyutlandırılması yandaki şekilde gösterilmiştir. Bilgi için bu küçüklük protonu oluşturan kuvarkların boyutu 10-18 (0,000000000000000001) metredir dersek gerisini varın siz düşünün. 

Fransızca Conseil Européen pour la Recherche Nucléaire diye adlandırılan merkezi İsviçre'nin Meyrin kentinde bulunan, CERN' de bu kuvarklardan esinlenerek bir deney yapılmaktadır.

Tüm dünyanın ilgisini çeken ve maddenin temel yapı taşlarından biri olan kuvarklardan birisi olan araştırmacı Higgs parçacığının yapısı ve davranışları üzerinedir. Atomu parçaladılar Japonya mahvoldu. Eğer bu parçacığı parçalarlar sa ne olacak göreceğiz. Hayırlısı inşallah.

30 Ağustos 2010 Pazartesi

Saydam ve pelte kıvamında madde...

Jel, (İng. gel ).
(pelte, peltemsi), 

Kolloidal taneciklerin sürekli bir ağ yapısı oluşturacak şekilde pıhtılaşması ve dağıldığı ortamı hareketsizleştirmesi sonucunda oluşturduğu yarı katı sistem.
Çözünmüş veya çökelmiş maddenin pelte kıvamındaki durumu veya suyunu kısmen kaybetmiş jelöz



23 Ağustos 2010 Pazartesi

Askeri donanımın madeni bölümlerini temizlemede kullanılan üstübeç, alkol ve sabun karışımı madde...

Astika,
Astika donatımın metal bölümlerini temizlemek için kullanılan üstübeç alkol ve sabun karışımı madde.

Ayakkabıcıların ayakkabı pençelerini parlatmak için kullan­dıkları geyik veya at kemiğinden veya şimşirden yapılmış el aletine de Astika denir. 

15 Ağustos 2010 Pazar

Değneklere sürülerek kuş avlamakta kullanılan yapışkan madde...

Ökse (Rumca). 
Ökse otu saplarından veya çobanpüskülü kabuklarından çıkarılan yapışkan macun ve bu macunla bulanarak kuş tutmakta kullanılan değnek.
Çam sakızını balla karıştırarak kuşları yakalamak için yapılan tuzak.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Tohum...

Bider,
Tohum için ayrılmış tahıl, Bider.

Döllenmeden sonra tohum taslağının gelişmesiyle meydana gelir. Bir tohumda içten dışa doğru embriyo, besi dokusu ve tohum kabuğu olmak üzere üç Kısım bulunur Embriyo Embriyo kesesindeki yumurta hücresinin döllenmesiyle oluşan yapıya zigot denir. Zigotun gelişerek oluşturduğu yapıya ise embriyo denir. Tohumun canlı olan kısmıdır. Tohum kabuğu Yapısında süberin, lignin, kütin gibi maddeler bulundurur. Bu maddeler sayesinde sert bir hal almıştır. su ve gazlara karşı geçirgenliği azdır. Böyece çimlenme oluncaya kadar aşırı su kaybı ve diğer zararlı etkenlere karşı korunma sağlanmış olur.

Boya sanayisinde kullanılan zehirli bir madde...


Anilin, (Fr. aniline, İng. aniline ). 
Benzenden türeyen bir amin.

Kömür katranından elde edilen, renksiz, yağlı ve sıvı özelikte, benzen zinciri ve amin grubundan oluşan, kimyasal formülü C6H5NH2 olan, karsinojenik özellikte bir aromatik amin bileşiği, aminobenzen, fenilamin, Erime Noktası,  -6 °C, Kaynama Noktası 184 °C, Yoğunluğu 1,0220 g/ml olan , kauçuk, boya, ecza, patlayıcı madde yapımında ve daha bir çok endüstride geniş ölçüde kullanılan, havada kahve rengine dönüşen, renksiz, yağımsı, sağlığa zararlı, acı tatlı ve hoş kokulu sıvı bir madde.

23 Mayıs 2010 Pazar

Resim sanatında boya maddesinin paletle karıştırılmadan tuvale küçük, noktasımsı fırça vuruşlarıyla uygulanması...

Divizyonizm, Noktacılık. (fransızca division: ayırma, bölme).

Geç izlenimcilerin renkleri ve ışığı derecelendirme yöntemi. Tuvaldeki renkli noktacıklar gözümüzde birleşerek bir biçim oluşturur.

Divizyonizm yada puantilizm olarak da adlandırılan, Pointilizm Noktacılık olarak tanımlanır ki Renkler yanyana geldiğinde bir renk yanılsaması oluşturur. Bu yanılsama sonunda yeni renkler oluşur.

Pisarro' nun divizyonizm (noktacılık) ekolunda yapılan resimlerden örnekler yanda gösterilmiştir.

6 Mayıs 2010 Perşembe

Volkanik kayaçlarda kristaller halinde bulunan mineral madde...

Ojit, Ca(Mg,Fe,Al)Si2O6

Kayaç, mineral topluluklara verilen ad. Çeşitli mineralleri veya  taş parçacıklarının veya tek bir mineralin çok sayıda birikmesinden meydana gelir. Granit ve Bazalt çeşitli minerallerdeki kumtaşı, değişik kum tanelerinden, mermer ve kuvarsit tek bir mineralden oluşmuş kayaçlardır.

Ojit;  CaMgSi2O6     Sertlik=6              Yoğunluk= 3.3-3.5 gr/cm3

Bileşimindeki Al ve Fe' de bulunabilir.Monoklinal sistemde kristalleşir. Yan saydam, genellikle opak; koyu yeşil veya kahverengi, çoğunlukla siyahtır. Üfleçte eriyerek siyah ve çoğunca manyetik cam halini alır.

Ojit siyenit,
 Bayağı Ojit, 
Bazaltik ojit, 
Fassait, 
Diallaj,
Ejiirin, 
Jadeit, 
Diopsid, 
Enstatit, 
Bronzit, 
Hipersten,

8 Mart 2010 Pazartesi

Böbreküstü bezlerin salğıladığı etkin bir madde...

Adrenalin, Alm. Adrenalin (n), Fr. Adrénaline (f), İng. Adrenalin. 

Böbreküstü salgı bezlerinin iç kısmından salgılanan mühim bir hormon. Buradan salgılanan diğer mühim bir hormon da “noradrenalin”dir. Adrenalin 1894; nodrenalin ise 1949’da keşfedilmiştir. Her iki hormon “katekolamin” denen maddeler sınıfından olup, bunlardan adrenalin, laboratuvarlarda sentez yoluyla elde edilen ilk hormondur. Bugün için laboratuvarda adrenaline; gerek yapı bakımından, gerekse tesir bakımından benzeyen başka maddeler de sentez edilmiş ve tıbbi tedavi alanında ilaç olarak kullanılmıştır. Bunlardan bazıları; Metaraminol, efedrin, fenilefrin v.b.’ dir.

Bu hormonlar (adrenalin ve noradrenalin) tesiriyle kalb atım sayısı, dolayısıyla nabız sayısı, atardamar kan basıncı, solunum hızı ve derinliği, metabolizma, kaslara giden kan mikdarı, kasların kasılma gücü ve kasların yorgunluk süreleri hep artar.

Yine bu hormonların tesiriyle vücudun tehlikelere karşı adaptasyonu ve başarısı yükselir.

İnsan ve çeşitli memeli hayvanlarda böbreküstü bezinden salgılanan bu iki hormonun oranları değişiktir. Çok asabileşme sırasında daha çok noradrenalinin salgılandığı, yapılan tedkiklerden anlaşılmaktadır. Kedide ve aslanda eşit oranlarda salgılandığı halde, sığır, tavşan ve kobaylarda % 85 adrenalin salgılanır. İnsanda bu oran % 90’dır. Ancak bu mukayesede düşündürücü olan bir misal var ki o da, hiç düşmanı yok veya kızmaz gibi bilinen balinada % 100 noradrenalin salgılanmasıdır.

Tıpta adrenalinin tedavi gayesiyle çok kullanıldığı hususlar şunlardır: Bazı sebeplere bağlı olarak durmuş olan kalbe, göğüs duvarı üzerinden uzun bir iğneyle kalb karıncığı boşluğuna doğrudan doğruya girilerek adrenalin zerkedildiğinde kalb yeniden çalışabilir.

Bronşiyal astımda özellikle nöbetler sırasında (ancak bir hekim tarafından ve onun kontrolünde) kullanılırsa bronş spazmının, bronş cidarındaki aşırı kanlanmanın ve şişliğin giderilmesine sebeb olur.

Ameliyatlarda çalışılan bölgelerdeki damarların üzerine damlatılırsa, damarların büzülmesine ve kan kaybının azalmasına sebeb olur. Bölgesel anestezik maddelere belli oranlarda katılarak, müdahale edilen satıhta, (anestezi) uyuşmanın daha uzun süre devam etmesini sağlar. 

30 Ağustos 2009 Pazar

Devinmeyen nesnelerin üzerindeki kuvvet dengelerini konu alan bilim dalı...

Statik(İng.; statics),  
Durağan, bulunduğu durumu koruyan (sürdüren), devinim veya dönüşüm geçirmeyen.Statik cisimlerin dengesini inceleyen fizik dalıdır. Bir cismin dengede olması cismin ivmesinin sıfır olduğu anlamına gelir. Eğer bir cismin parçaları, birbirlerine göre izafi hareket yapmıyorlarsa, o cisim için statik dengede denir.

Bu da ancak cisim belirli bir referans noktasına göre hareket etmiyorsa, ya da ağırlık merkezi sabit bir hıza sahipse olabilir. Yani dengedeki cisim ya duruyordur yada sabit hızla öteleme yada dönme hareketi yapıyordur. Statik dengedeki bir cisim, Newton'un birinci ve ikinci hareket yasalarıyla incelenebilir.Kuvvetler toplamının sıfıra eşitlenmesi denge için birinci, momentler toplamının sıfıra eşitlenmesi ise, ikinci koşuldur. Durgun cisimlerin dengesine statik denge, hareketli cisimlerin dengesine ise kinetik denge denir.

Bir cismin dengede olabilmesinin iki şartı vardır:

1. Cisme uygulanan bütün kuvvetlerin bileşkesi sıfır olmalı
2. Cisme uygulanan bütün kuvvetlerin herhangi bir noktaya göre momentinin bileşkesi sıfır olmalı


Şekildeki cisme zemin tarafından ağırlığına eşit bir kuvvet uygulanır. N ile gösterilen bu kuvvete tepki kuvveti denir. Tepki kuvveti ile ağırlığın bileşkesi sıfırdır ve bu kuvvetlerin herhangi bir noktaya göre net momentide sıfırdır. İki denge şartı da sağlandığından cisim dengededir. Şekil 2 deki çubuğa destekler tarafından öyle iki kuvvet uygulanırki, ağırlıkla (G) birlikte üç kuvvetin bileşkesi ve net momenti sıfır olur. Bu durumda çubuk dengededir. Şekil 3 deki iplere asılan cisim ipteki gerilme kuvvetleri ve ağırlığın bileşkesinin sıfır olması nedeniyle dengededir.

Statik, yapıların mukavemet yönünden incelenmesi için kullanılır. Maddelerin mukavemeti statiğin mekanikle ilgili bir alanıdır.

25 Temmuz 2009 Cumartesi

Hurma ağacından çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı madde...

Sağu,
Bazı hurma ağaçlarının özünden çıkarılan ve pirinç gibi kullanılan nişastalı bir madde, Hint irmiği.

Kışın yaprağını dökmeyen ve 30 m’ye kadar boylanabilen Hurma ağacı (Phoenix dactylifera), palmiyegiller (Arecaceae) familyasından dekoratif yapraklı bir palmiye türü olup meyve üretimi amacı ile Kuzey Afrika ülkelerinde geniş alanlarda yetiştirilmektedir. Kazık ve saçak kök yapısına sahipolan hurma ağacı gövdesi geniş, silindirimsi ve uzundur. Pürüzlü gövdesi gri ağırlıklı kahverengidir. Sıcağı sever, soğuktan hoşlanmaz, kışın sıcaklık +10 derecenin altına düşmemelidir.
Türkiye’de ise Batı ve Güney Anadolu Bölgelerinde süs bitkisi olarak dikimi yapılmakta, sıcaklığın yetersiz olması nedeni ile meyve elde edilememektedir.

5 Temmuz 2009 Pazar

İçi yağ gibi sıvı bir madde ile dolu olan patolojik torba...

Kist, (Fr. kyste, İng. cyst ).
Kese,  (Yun. kystis=kese) 

İçinde sıvı veya yarı katı materyal bulunduran kese biçiminde oluşum. Tıpta, vücudun her hangi bir yerinde çıkabilen içi su dolu keseciklerdir. Dışı kabuk bağlayabilir.

Bedenin çeşitli yerlerinde oluşabilen, içi sıvı, bazen de katı madde dolu olan keseciklerdir. Değişik büyüklüklerde olabilirler. Kistlerin çoğu selimdir. Başka bir deyişle, kendileri büyürler, ama çevre dokulara yayılma, onları istila etmezler. Vücuda yayılmaz, onları istila etmezler. Öteki dokuları da istila edenler habistir(kanser). Kistler evde tedavi edilemez. Kanser tehlikesi olduğundan, aşağı yukarı bütün vakalarda, kistin türünün ve doğasının doktor tarafından belirlenmesi gerekir. Çoğunlukla ameliyatla çıkarılır ve laboratuarda incelenir.  Kistler genellikle deri, kemik, meme, gözkapağı, böbrek, karaciğer ve yumurtalıklarda görülür. Bazen iki ya da daha fazla bölümlü olurlar. Birçok küçük kistin bir araya toplanmasına polikist (çok kist) denir.  

Kist ya da şişlik, çoğunlukla bilinmeyen bir nedenle, apansızın oluşur.  Bazı kistler, beden gelişmesindeki bir bozukluk nedeniyle oluşurlar. “dermoid kist” olarak adlandırılan kist türü, bazı deri hücrelerinin derialtında gömülü kalması sonucu ortaya çıkar. Zamanla bu hücreler sıvı salgılarlar ve bölgede kist ortaya çıkar.  Polikistik böbrekte ise, böbrek borucukları, sağlıklı bir boşaltım sistemi oluşturacak biçimde bağlantı yapmamış olduklarından, idrar gerektiği gibi boşaltılamaz ve birikerek borucukları şişirip kistler oluşturur.  

Kistin belirtileri, türüne ve bulunduğu yere göre değişir. Kist derialtındaysa, hasta bir şişlik hisseder. Kist yumurtalık gibi bir iç organdaysa karında duyarlılık ya da genel bir şişme görülür. Kist büyüdükçe komşu organlar sıkışır.  Çoğu vakada hekim, elle muayenede kisti hisseder ya da röntgenle ve radyoizotop tarama yöntemleriyle doğrudan görür. Bazı kistler, iyice şişmiş olduklarından, üstlerine bastırıldığında ağrıya yol açarlar. Deri yüzeyine yakın bir kist, elle bastırıldığında, yumuşak bir topun bastırılmasına benzer bir duyum yaratır.  Erbezlerini çevreleyen derideki kistler (hidrosel gibi) sıvı içerirler ve ışığa tutulduklarında, erbezlerinin ışığı geçirmesine karşılık-, rahatlıkla görülürler. “translüminasyon” denilen bu yöntemle kistin konumu ve boyutları kesin bir biçimde belirlenir.  

Kist kanser değilse, çıkarıldığında yinelemez. Ancak bazı selim kistler de yineleyebilir. Yeni kistler oluşursa (sözgelimi memede olduğu gibi), her birinin yapısı ve doğası yönünden incelenmesi gerekir.

2 Temmuz 2009 Perşembe

Arıların kovan deliğini kapatmak için kullandıkları sarı ve yumuşak madde, balmumu ...

Kirebolu, Ledan,

Arıların peteklerini yapmak için karın halkalarında (segmentlerde) bulunan balmumu bezlerinden salgıladıkları yumuşak sarı veya daha koyu madde. 2-3 haftalık genç işçi arıların son 4 çift karın halkalarındaki(abdomen denilen) mum salgı bezlerince(balmumu aynası) salgılanan, karın halkaları arasından çıkarken hava ile teması sonucu katılaşarak pulcuk haline geçen, salgılandığı anda beyaz renkte olan ve daha sonra koyulaşan bir arı ürünüdür.

Balmumu suda erimediği halde eter ve kloroformda erir. Balda bulunan karbonhidratlardan sentezlenerek elde edilir. Mum salgılayan arılar önce bal yerler daha sonra 35 oC' da zincir şeklinde salkım oluşturarak mum salgılarlar. Mum pulcuğu karın halkalarından ayaklarla çeneye aktarılır. Çenede işlenen balmumu petek örme ve yapmada kullanılır.

29 Haziran 2009 Pazartesi

Argoda esrar...

Esrar (Marijuana), 
Kenevir bitkisinin Cannabis indica türünün çiçekleri ve tohum yataklarından elde edilen, vücutta kullanıldığında sarhoşluk ve keyif veren bitki parçalarının ve uyuşturucunun halk arasındaki adıdır.
Kuzey Amerika` da esrar, marihuana (marijuana), Jamaika` daki Ganja, Paris' te Gannavuri olarak bilinir. Esrardaki temel aktif içerik THC (tetrahidrokanabinol).


Haşhaş;        
Esrara verilen muhtelif isimler;
Afgan, Ahna, Aşk otu, Ampes, Anten,
Boom,
Cam macunu, Cigara, Cigaralık, Cuk, Chronic,
Çalı,
Dalga, Deli gonca, Derman, Diş, Davul tozu , Duman,
Elek altı, Esvet,
Fin,
Gangster, Gıya, Gia, Gogo, Gonca, Grass,
Hanteriş, Herb, Henry, Hurda,
İlaç,
Jelatin, Joint,
Kalo, Katık, Kavanoz, Kaynar, Keçi, Kendir, Kenevir, Keyf, Kıkırdama dumanı, Kına, Kuriş, Kuru,
Kubar (yaprakların preslenmiş hali),
Lahana dolması, Lübnan,
Mal, Marijuana, Mary jane, Marok, Mayın, Meryem habercisi, Mum, Mühür,
Nane, Nefes, nevale,
Ot,
Paspal, Patates, Plaka, Pot,
Saddam, Sarı çiçek, Sarıkız, Sarma, Sır, Siyah, Sündüz ,
Tereyağı çiçeği, Temcit pilavı,
Toprak,
Weed,
Yeşil, Yeşillik,
Zamazingo,