Translate

Yakut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yakut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Kasım 2014 Çarşamba

Cam bilezik ...

cam-bilezikŞeve,
Cam bilezik.
Bilezik.

Firuze, yakut ve inci en çok kullanılan Selçuklu süs takılarıdır. Selçuklular döenminde burgulu bileziklere dilmiç, savatlı bileziklere kabara ve tel şeklinde bileziklere seve denmiştir. Boncuk dizisi şeklinde olan takılara ise tor ya da yandım adı verilmiştir. Manşet şeklinde olan geniş bileziklere ise kol bağı veya kolçak adı verilmiştir. 


Şeve kelimesinin diğer anlamları aşağıdaki gibidir.
Boyna takılan, kara renkli cam boncuk.
Oturduğu yerde türkü söyleyerek oynama (kadın için) 

Kara, parlak yüzük taşı.

27 Ağustos 2010 Cuma

Merdiven biçiminde çıkıntıları olan kubbe...

Mukarnas,
İslam sanatında mimari yapılarda görülen geometrik bir bezeme çeşididir. Kademeli olarak taşmalar yapacak biçimde, aşırtmalı olarak yanyana ve üst üste gelen, üç boyutlu görünüm veren bir geçiş ve dolgu öğesidir. Petek biçimi bir görüntü ile yarım kubbelerin içini dolgulayan İslam sanatı öğesi. Sarkıtlı olanlarına istalaktit denir. (Yakut Türkçesinde çıkıntı, burun). Düşey bir yüzeyden, üzerinde bulunan daha taşkın bir yüzeye geçmek ve ona bindirmelik görevi yapmak için taş veya tuğladan küçük prizmalar şeklinde, birbiri üzerine oturan bindirmeliklere verilen ad, istelaktit. 

Mimar Sinan çağında bunlara tekil olarak mukarnas, çoğul olarak da mukarnesat denirdi. Mukarnasın çeşitli bölümlerine asaba, pah, badem, peş, kanat, yırtmaç, diş, püskül gibi adlar verilmiştir.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Yakut Türkleri inanışında kötü ruhların adı...

Abası,
Abası, Albız, Albis, Almış, Albastı, Alkarısı.

Yakut mitolojisinde, kötülükleri simgelediklerine inanılan ve korunmak için kendilerine kurbanlar sunulan, kötü ruhlara verilen ad.  Eski Türklerde, Orta ve Batı Türklerinde Albastı, Alkarısı; Osmanlı metinlerinde Albız; Uranha, Tuba Türklerinde Albis; Altay Türklerinde Almış ismi olarak hep kötü ruhları adlandırmıştır.


Yakut Türkleri kendileri için Saha adını kullanmaktadır. Rusya Federasyonu içinde Yakutistan' da yaşayan Türk halkı, Sahalar(yakutça), Yakutlar' dır. Bu halkın ilk başlarda dini Asya' da olduğu gibi şamanizmdi. Ancak zamanla değişerek Hıristiyanlık olmuştur. 18. yüzyılın sonunda Yakutların yarısı Hıristiyanlaştırıldı. Kiliseler açıldı, Yakut dilinde ibadetler başladı. Ancak Hıristiyanlaşan Yakutlar Şamanlık' taki dini gelenek ve ibadetlerinden vazgeçmediler.

Yakutlar'ın, Hun Türkleri'nin bir kolu olan Kurıkanlar'dan (Güligan) veya Sakalar'dan geldiği yolunda görüşler vardır. Rusya Federasyonunun en geniş Slav kökenli olmayan ve yüz ölçümü 3.103.000 km² olan Yakutistan' da altın, elmas, kurşun, kömür gibi madenler önemli kaynaklarıdır. Ülkede çok sayıda göl ve nehir bulunmaktadır. Irmakların en uzunu 4.700 km.lik Lena' dır. Yakutlar, ren geyiği yetiştiriciliği, avcılık, balıkçılık ve Lena Vadisi' nde yapılan tarımla geçinirler. Bu günkü Yakut Özerk Cumhuriyeti 1922'de kurulmuştur.

Sahalarda (Yakutlarda) ruhların en büyüğü en görkemlisi Aan Alahçın Hatun. Bu ruh iyi kalpli ve insanlara, hayvanlara yardım eder ve doğanın iyi olması için çalışır. Kayın ağaçlarında oturan bu ruh, düz yeşil alanlarda küçük kasırga olup gezer. Ot, ağaç ve bitkilerin ruhlarını temsil eden, Ereke, Cereke, Kırbadahın ve kırgıttar adlı ruhların, Aan Alahçın Hatun' un çocukları  olduğu rivayet edilir.

Yakut Türkleri...

Sahalar, Yakutlar,
Rusya Federasyonu içindeki Yakutistan' da yaşayan Türk halkı. 

Yakutistan Cumhuriyeti,
Kuzeydoğu Sibirya’da Kuzey Buz Denizi’ne dökülen Lena, Yana, İndigirka ve Kolıma ırmaklarının havzasında yer alır. Yakutistan nüfusunun % 50.5′i Ruslardan % 36.9′u Saha ( Yakut ) lardan oluşmaktadır. Geriye kalan yaklaşık % 13′lük kısım ise Ukrain, Kazak, Tatar ve Azerilerden müteşekkildir. Başkent Yakutsk′ dur.

Yakutlar Sibirya’nın kuzeydoğusunda yaşayan bir Türk boyu.  Sahalar adıyla da bilinen Yakutların, Gulıganlarla (Kurıkanlar) Tunguzların karışmasından meydana geldiği tahmin edilmektedir.Yakutlar, 10. yüzyıldan sonra, Moğol istilaları yüzünden yurtlarını terk ederek, Selenga Irmağının aşağı kıyılarında, Angara ve Lena ırmaklarının yukarı bölgelerine göçtüler.  M.S. 6-10′uncu yüzyıllarda güneyden gelerek yerleşen bir Türk boyu olan Yakutlar ( Sahalar ) 17′ inci yüzyılın ilk yarısında Rus Çarlığının denetimine girdi. Yakutistan’ın en büyük kenti olan Yakutsk eyaleti 1632′de kuruldu. 1638′de Yakutsk eyaleti ( Voyevodstvo ) oluşturuldu ve bu topraklar Rusların yerleşimine açıldı. Ruslar özellikle Lena nehrinin orta kesimi boyunca sıralanan şehirlere yerleştiler.  1620-1630 yılları arasında tamamen işgal ettiler. Yakutlar, zaman zaman ayaklandılar ise de, bir netice elde edemediler. Bu tarihten sonra Yakutların büyük çoğunluğu, Rusların etkisiyle Hıristiyanlaştı. Buna rağmen Şamani inançlarını da devam ettirmişlerdir. Yakutistan, Çarlık Rusya’sında siyasi suçluların sürgün edildiği bir ülke durumuna geldi. Yakutistan, Sovyet Sosyalist Muhtar Cumhuriyetini kuruldu (1922). 

16 Ağustos 2009 Pazar

Süs taşı olarak kullanılan mor renkte bir tür kuvars...


Ametist (Amethyst), Mor yakut ya da mor necef de denir.
Eski Yunanca: (methus) sarhoş etmek anlamındadır ve ametiste bu ad verilmiştir. Eski zamanlarda yaygın olan taşın sahibini sarhoşluktan koruduğuna dair inançtır. Ametistten yapılmış bir kase veya kupadan şarap içmenin kişiyi sarhoş etmeyeceğine inanılıyordu.


SiO2, mor renkli bir kuvars türü. Genellikle mücevher olarak kullanılır. Renksiz, şeffaf kayaç kristali, kuvarsın en saf halidir. Isıya maruz kaldığında, ametistin rengi sarıya döner. Genel olarak sarı kuvars cevherlerinin (sitrin, dumanlı kuvars ve diğerleri) genel olarak yanmış ametist olduğu söylenmektedir. Kayacın yeryüzüne çıkmış uzantılarında, ametist damarlarının renklerini kaybetmeleri muhtemeldir. Ametistin sertliği 7'dir. En değerli rengi ise kırmızı partıltılara sahip koyu menekşe rengi olanıdır; bu renkteki ametist "Sibiryalı" olarak adlandırılır. İsminden de anlaşılacağı gibi bu renkteki ametist genellikle Sibirya'dan çıkarılsa da, Sibirya dışında Uruguay ve Zambiya başta olmak üzere başka bölgelerden de çıkarılmaktadır.En kaliteli kristalli ametistler genellikle Hindistan, Brezilya ve Uruguay'daki volkanik kayaçların içindeki gaz boşluklarında (jeodlarda) oluşur.


Metafiziksel ve psikolojik etkileri;
Göz hastalıklarına, alerjiye, baş ağrılarına ve kalp rahatsızlıklarına iyi gelir. Negatif elektrik yükü taşıdığından dolayı; bedendeki fazla elektrik yükünü toplayarak beyin gücünü yükseltir. Enerji dolu bir taş olduğu için çoğu insan üzerinde canlandırıcı bir etkisi vardır.Uykusuzluk çekenlere iyi gelir.

14 Mart 2009 Cumartesi

Hindistan' da santraç tahtasına verilen ad...


Astapada,


Santraç' ın tarihi, Mısır Uygarlığı ile başlamış, Çin’de, Mezopotamya’da ve Anadolu’da da satranç oynandığı düşünülmüş ve Hindistan' da M.S 3.- 4. yüzyıllarda Hindistan'da oynanan oyuna ise Çaturanga denmesi ile başlamıştır.Hindistanda Santraç' a Shatranj, tahtasına astapada deniyor.