Translate

27 Ağustos 2010 Cuma

Hizmetçiler...

Etba,

Hizmet gören kimse.
Belli bir ücretle ev işlerini yapmak için tutulan kadınlar.

Tâbi olanlar, bağlı olanlar, emri altında bulunanlar.

26 Ağustos 2010 Perşembe

1874-1935 yılları arasında yaşayan ve “Hisse-i Şayia”, “Sekizinci”, “Yavuz Hırsız” gibi komedileriyle tanınmış oyun yazarımız...

İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci,(1874-1935)

1874'te İstanbul' da doğan İbnürrefik Ahmet Nuri Galatasaray' dan mezun olduktan sonra Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği' nde ve Karantina İdaresi' nde çalıştı. Bu idarenin Lozan Antlaşmasıyla dağılması üzerine muhasebe müdürlüğünden emekli oldu. Tiyatro yazarı İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci 6 Mart 1935' de Ankara'da öldü. En sevdiği oyunu Sekizinci'yi soyadı olarak alan Ahmet Nuri, Ankara Halkevi Tiyatrosu' nda rejisörlük yapıyordu. Darülbeydayi' nin yönetim kurulu üyeliğine seçildi (1915). Ankara Halkevi' nde tiyatro yönetmeni olarak etkinlikte bulundu. Meşrutiyet döneminin bir oyun yazarı olarak başlayan Ibnürrefik, öbür yazarlara benzemez olarak oyun yazarlığını başlı başına bir uğraş olarak almıştır. Kaba çizgili güldürü ve töre komedyalarında daha çok aile kurumunu ele alarak kadın-erkek, karı-koca, anababa-çocuk ilişkilerini güldürüyü ön planda tutan bir yönelimle vermeye çalışmıştır.

Yapıtlarının birçoğu Fransızca oyunlardan uyarlama ve aktarma olmakla birlikte günlük dili çok iyi kullandığından asıllarından daha canlı ve başarılı olmuştu. Ahmet Nuri'nin en tanınmış oyunu, Alfred Savoir'ın La Huiteme Femme de Barbe-Bleu (Mavi Sakalın Sekizinci Karısı) adlı oyunundan uyarladığı Sekizinci (1922) idi. Bundan başkan Hisse-i Şayia, Ceza Kanunu, Nurbaba, Şeriye Mahkemesinde, Belkıs, Himmet'in Oğlu, Hoşkadem Gebe ve Son Altes gibi oyunları sahnelenmiştir. Bir komedi ve vodvil ustası olan Ahmet Nuri 1932'de Mahmut Yesari ve Reşat Nuri Güntekin'le birlikte Kelebek adlı bir mizah dergisi çıkarmıştı.
Eserleri;
Alemdar (1914), Sivrisinekler (1921), Ceza Kanunu (1924), Dört Cihar (1924), Nurbaba (1924), Hisse-i Şayia (1930), Seriye Mahkemesinde (1933), Belkıs (1934), Himmeün Oğlu (1934), Son Ateş (1934); Aşk-Atik, Cereme, Dengi Dengine, Tecdid-Nikah, Gücü Gücüne Yetene, Fırsat Yoksulu, Kadın Tertibi, Açık Bono, Nakış, iki Bebek, iki Ateş Arasında, izdivaç Projesi, Yeni Dünya, Ferda.

Doğu Anadolu Bölgesi’ne özgü bir halk oyunu...

Meyroki,

Oyun figürlerine bakılarak ismini almıştır. Meyroki oyununda, ileriye gidişlerde düz bir gidiş yerine önce sağa dogru bir yürüyüş sonra sola doğru bir yürüyüşle yay çizilir. Bu sarhoşların fazla içtikten sonra yolda yürümelerini andırır. Bunun için oyuna mey (içki) ve ro (yol) kelimelerinden içki yolu anlamını taşıyan bir ad verilmiştir. Meyroki oyunu için ikinci bir rivayet daha vardır. Meyroki oyununa konu olan Meyro' nun asıl adı Meyrem' dir. Ama halk kolaylık olsun diye Meyrem' i Meyro diye çevirir. Meyro meydanda davul zurna çalınca köy delikanlıları ile birlikte kendinden geçer, kendinden değişik figürler katarak oyunlar oynar. Bu halkın çok hoşuna gider herkesin dilinde Meyro' nun oyunları vardır. Halk her seferinde Meyro' nun oynadığı oyunlar manasında meyroki deyip geçer. Hem kız hem erkekler arasında oynanır. Sertlik gostermez. Daha ziyade titreme ve gosteriş oyunudur.

Halk oyunları çoğunlukla köylü tarafından , nişanlarda, askere uğurlamada, yaylaya çıkış ve inişte, doğumda, dini ve milli bayramlarda, kazanılan zaferin sonucunda, ferfene, barana, sıra gezmesi, yaren sohbeti gibi toplantılarda oynanmaktadır. Doğuanadolu Bölgesinin diğer illerinde de oynanan ve aynı adla anılan oyunlar, 'Bar' ve 'Halay' türlerindendir. Oyunlar genelde insanın sertlik, birlik beraberlik ve insan sevgisi duyguların ifade eder.

Nare, Meyroki, Deriko, Sepe, Delilo, Sirto, Lorke, Halay(Bitlis yöresinde Berite denir.),

İri ve siyah taneli bir üzüm cinsi...

İrikara,  

İrice ve siyah taneli sofralık bir üzümdür. Üzüm (Vitis) yeryüzünde kültürü yapılan en eski meyve türlerinden birisidir.

Yelkenleri değişik sınıf ya da serilere ayırmak için ölçüt olarak alınan ve metre ya da ayak cinsinden ifade edilen rakam...

Rating (İngilizce derecelendirme, sınıflama).


İnsanların suyun kaldırma gücü ve rüzgardan yaralanması suretiyle başlayan yelken sporu, bugün popüler spor dallarından biridir. Daha önceleri Hollandalı gemicilerin korsan gemilerini kovaladıktan sonra gayri ciddi olarak yelkenli gemilerle yaptıkları dönüş yarışları, 1639 yılında İngiltere’ de Seamark Club adlı yelken kulübünün kurulmasıyla ciddiyet kazandı. Ancak gelişimi 19. yy’ ın ikinci yarısından itibaren hızlandı. 1900 yılında Olimpiyat Oyunları’ na dahil edilmesi de yelkenciliğe spor kimliği kazandırdı. Henüz aynı tarzda teknelerin fazla olmaması nedeniyle, farklı tasarımdaki teknelerin eşit koşullarda yarışabilecekleri bir sınıflandırmaya yönelik “rating rule” denilen ölçme kuralları, 1906′ da kabul edildi. 

1994 yılında ise Türkiye’de 1980 yılından itibaren kullanılan IOR ölçü ve handikap sistemi yerine IMS (Uluslar arası Ölçü Sistemi), Türkiye Açıkdeniz Yarış Kulübü programında bulunan bütün yarışmalarda uygulanmaya başladı.