Translate

19 Aralık 2009 Cumartesi

Teniste topu rakibin arkasına düşürmeyi amaçlayan vuruş...


Lob, 

Tenis terimleri ve açıklamaları;
Ace:Atılan servis topuna, rakip oyuncunun raketiyle dokunamamasına denir. 
Ataktopu:Fileye gitmek için kullanılan her türlü vuruştur. Genellikle, orta saha ci­varından vurulan toplarla hücum edilir. 
Atak oyuncu:Genellikle müdafaa oyunu yerine, her zaman elverişli toplarla hücum eden oyuncu tipidir. 
Arka kort:Servis çizgisi, arka çizgi ve bunların arasında kalan yan çizgilerden meyda­na gelen bölümdür. 
Backhand:Sağ elle oynayan oyuncuların topa vücutlarının sol tarafında, sol elle oy­nayan oyuncuların topa vücutlarının sağ tarafında iken yaptıkları vuruştur. 
Çapraz vuruş:Topun çapraz olarak sahanın bir köşesinden vurulup, fileyi geçtikten sonra diğer sahanın çapraz köşesine düşmesi demektir. 
Açıyı kesmek:Mesela, volede hızla ileri doğru hareketlenerek, rakibin çapraz topunun daha fazla açı almasını önlemek veya arka saha toplarının daha uzun gitme­sini önlemek için yapılan harekettir. 
Uzun vuruş:Normal vuruş veya vole vuruşlarında, topların rakip oyuncunun arka çizgisi civarına veya servis atışlarında, servis çizgisi yakınına düşmesidir. 
Çift hata:Servis atışı sırasında, iki top hakkında da topları fileye takmak veya ser­vis karesi içine düşürememek suretiyle puanı kaybetmektir. 
Çift oyunu:Her sahada iki oyuncu olmak üzere, dört oyuncu ile oynanan oyun şeklidir. 

Çift oyunu dış çizgisi:Sahanın en dışında bulunan ve boydan boya geçen kenar çizgidir, yalnız çift oyunlarında kullanılır. 
Paralel vuruş:Topun kenar çizgisi yakınından vurulup, aynı paralelde giderek rakip sa­hada aynı çizgi civarına düşmesidir. 
Hızlı saha:Oynanan saha yüzeyinde topun yere vurduktan sonra, çok hızlı bir şekilde sürat kazanmasıdır. Mesela, çim kort ile toprak sahayı, beton kort ile antuka cinsi sahayı (karışımlı toprak saha) karşılaştırırsak, çim ve beton sahalar hızlı saha olurlar. 
Düz vuruş:Topa düze yakın çok az spin ile vurmaktır. 
Ön kort:File, servis çizgisi ve bu iki kısım arasındaki yan çizgileri de kapsamına alan bölümdür. 



Forehand:Sağ elle oynayanların vücutlarının sağ tarafında, sol elle oynayanların ise sol taraflarında topa vurma şeklidir. 
Game-oyun:Bir oyuncu veya bir tarafın, diğer rakip veya takıma en az iki puan ilerde olduğu durumlarda game tamamlanmış olur. 40-0, 40-15, 40-30 gibi skorlarda 40 puanı alan oyuncu, bir sonraki puanı kazandığı zaman bir oyunu tamamlamış olur. 
Lob-vole:Vole vuruşuyla topu havaya lob şeklinde vurmak şeklidir. Genellikle diğer oyuncu veya oyuncularda file yakınında bulunurlar. 
Maç puanı:Maçın tamamlanmasına bir puan kalması durumudur. Mesela, 3 set üzerinden oynanan bir maçta; 6/4,5/2,40/15 gibi veya, 5 set üzerinden oynanan bir maçta; 6/3,7/5,5/4,40/30 gibi. 
Vuruşları karıştırmak durumu:Topun süratini, yüksekliğini, spinini, kesik vuruşunu devamlı değiştirerek rakibin ritmini, oyun şeklini bozmak şeklidir. 
Set puanı:Seti kazanmak için ihtiyaç duyulan son puan. Mesela, 5/2, 40/15 gibi, 
Kısa açılı vuruş:File netinin üzerinden, çapraz olarak geçen ve genellikle servis karesi içine düşüp, rakip oyuncudan uzaklaşan bir vuruş şeklidir. 
Tek oyunu (Single):İki oyuncu arasında, her sahada bir kişi olmak üzere oynanır. 
Yavaş saha:Tabii kırmızı toprak ve karışımlı toprak (Antuka) sahalardır. Toplar yere değdikten sonra, yavaşlar ve diğer bütün sentetik sahalara göre yüksek sıçrar. 
T Pozisyonu:Orta çizginin servis çizgileriyle bağlandığı yerdir. 
X Pozisyonu:Oyuncunun orta sahada atak topunu vurduktan sonra, file ile servis çizgisi poarasında ve topun geliş yönüne daha yakın, yani rakibin paralel veya çapraz vuruşunu yakalayabileceği zisyon yeridir. Bunlardan başka teniste devamlı kullanılan yabancı menşeili terimlerde vardır. Bunlardan bazıları;  Follow Through:Topa vurduktan sonra, raketin topun gittiği yönü izleme­sidir. 
Rally:Topun iki oyuncu arasında, hatasız gidip gelmesine de­nir. 
Let:Tekrar edilecek vuruşa denir. Genellikle servis atışında olur 
Lingering:Oyun durduğu zaman tekrar oyuna başlanmadan önce, bir oyuncunun kasıtlı davranarak, yavaş hareket ederek din­lenmeyi amaçlamasıdır. 
Passing-Shot:Filede bulunan rakip oyuncunun, topa dokunmasına fırsat vermeden onu geçen ve puan olan vuruşlara denir. 
Swing:Raketin, çeşitli kavisli hareketlerle önden arkaya veya arkadan öne doğru götürülmesine denir. 
Scrambling:Bir oyuncunun kendisinden uzağa düşen topa zamanında yetişmek için, ayaklarını ve adımlarını gelişi güzel kul­lanarak son çabasıyla koşmasıdır. 
Back-Swing:Vuruştan önce, raketin bir kavisle veya düz olarak geriye alınmasıdır. 
Chop:Genellikle yükseğe (omuz hizasına) gelen toplara yu­karıdan aşağıya kesilerek vurulmasına denir. 
Anticipation:(Antisipasyon) Hasımdan gelen topa anlayarak, hisse­derek çok erken olarak hazır olmaktır.
Onbeş: Teniste yapılan ilk sayı

Hiç yorum yok: